<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>islami-sohbet.Com, islami sohbet</title>
	<atom:link href="http://www.islami-sohbet.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.islami-sohbet.com</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Jan 2011 03:37:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Sarıgül&#8217;ün babası toprağa verildi</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/genel/sarigulun-babasi-topraga-verildi.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/genel/sarigulun-babasi-topraga-verildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 03:37:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Törende, Mustafa Sarıgül&#8217;ün ağladığı görüldü. Cenaze törenine eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, eski bakanlardan Hüsamettin Özkan, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, eski DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, eski CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat ile çok sayıda vatandaş katıldı. Mehmet Ağar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Törende, Mustafa Sarıgül&#8217;ün ağladığı görüldü.</p>
<p>Cenaze törenine eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, eski bakanlardan Hüsamettin Özkan, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, eski DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, eski CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat ile çok sayıda vatandaş katıldı.</p>
<p>Mehmet Ağar, törende basın mensuplarına yaptığı açıklamada, anne ve babanın hayatın en önemli varlıkları olduğunu</p>
<p>belirterek, <em><strong>&#8220;Kaç yaşında olursa olsun bu acı, bu üzüntü her zaman insanın yüreğinde. Böyle bir günde de insanlar dostlarını yalnız bırakmıyor, o acıyı paylaşıyor. Allah rahmet eylesin&#8221; </strong></em>dedi.</p>
<p>Kadir Topbaş da ölümün hayatın gerçeği olduğunu ifade ederek, <em><strong>&#8220;Allah herkese gecinden versin. Kendisine Allah&#8217;tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum&#8221;</strong></em> diye konuştu.</p>
<p>KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve eşi Beyhan Bağış, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de cenaze törenine çelenk gönderdi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün manevi kızı Ülkü Adatepe de camiye gelerek Mustafa Sarıgül ile yakınlarına başsağlığı diledi.</p>
<h4>HABERAL VE PERİNÇEK&#8217;TEN ÇELENK</h4>
<p>2. Ergenekon Davası&#8217;nın tutuklu sanığı olan ve İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstütüsü&#8217;nde tedavisi devam eden Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ve 1. Ergenekon Davası&#8217;nın tutuklu sanığı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de cenaze törenine çelenk gönderdi.</p>
<h4>GÜL VE ERDOĞAN TELEFON AÇTI</h4>
<p>Öte yandan taziyeleri kabul ederken Başbakan Erdoğan Sarıgül&#8217;ü telefonla arayarak başsağlığı diledi. Başsağlığı dileyenler arasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan&#8217;ın da bulunduğu öğrenildi</p>
<h4>SARIGÜL GÖZYAŞLARINI TUTAMADI</h4>
<p>Hakkı Sarıgül için Şişli Camisi&#8217;nde düzenlenen törende, oğulları Mustafa, Musa ve Metin ile torunları Emir ve Ömer Sarıgül taziyeleri kabul etti. Törende, Mustafa Sarıgül ve bazı yakınlarının gözyaşlarını tutamadığı görüldü.</p>
<p>Bu arada, tören sırasında camiye çıkan cadde ve sokaklarda trafik zaman zaman aksadı.</p>
<p>Hakkı Sarıgül&#8217;ün cenazesi, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı&#8217;nda toprağa verildi.</p>
<p><!--newsContent Close--><!-- Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280 --><script type="text/javascript">// <![CDATA[
GA_googleFillSlot("Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280");
// ]]&gt;</script><script src="http://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?correlator=1295413347173&amp;output=json_html&amp;callback=GA_googleSetAdContentsBySlotForSync&amp;impl=s&amp;client=ca-pub-2397432796142577&amp;slotname=Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280&amp;page_slots=Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280&amp;cookie=ID%3D48067c8a5aad0c08%3AT%3D1295408262%3AS%3DALNI_MZpLp4NCB3SQd6Z6lz-jsbIAdXvdQ&amp;ga_vid=603467054.1295413347&amp;ga_sid=1295413347&amp;ga_hid=1184653661&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.ensonhaber.com%2Fsarigulun-babasi-topraga-verildi-2011-01-15.html&amp;ref=http%3A%2F%2Fwww.ensonhaber.com%2Fkategori%2Fgundem%2F4&amp;lmt=1295413345&amp;dt=1295413347237&amp;cc=100&amp;biw=1263&amp;bih=604&amp;ifi=1&amp;adk=1572528450&amp;u_tz=60&amp;u_his=5&amp;u_java=true&amp;u_h=800&amp;u_w=1280&amp;u_ah=766&amp;u_aw=1280&amp;u_cd=32&amp;u_nplug=16&amp;u_nmime=66&amp;flash=10.0.45"></script></p>
<div id="google_ads_div_Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280"><ins><ins></ins></ins></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/genel/sarigulun-babasi-topraga-verildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsrail: Erdoğan Yahudi düşmanı</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/haber/israil-erdogan-yahudi-dusmani.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/haber/israil-erdogan-yahudi-dusmani.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 05:16:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Brüksel&#8217;de akşam saatlerinde gerçekleştirilen ve Türkiye&#8217;nin AB nezdindeki büyükelçisi Selim Kuneralp&#8217;in katıldığı konferansa, İsrail Büyükelçisi Tamar Samash gelmedi. DİPLOMATİK SKANDAL İki ismin bir araya gelmesinin beklendiği konferansa, İsrail Büyükelçisi&#8217;nin herhangi bir bilgilendirme yapmadan gelmediği belirtilirken, konferansta İsrail devleti adına Efraim Imbar&#8217;ın 6 Haziran 2010 tarihli &#8216;Türkiye, Avrupa&#8217;ya, batıya ve İsrail&#8217;e elveda diyor&#8217; makalesi okundu. ERDOĞAN [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Brüksel&#8217;de akşam saatlerinde gerçekleştirilen ve Türkiye&#8217;nin AB nezdindeki büyükelçisi Selim Kuneralp&#8217;in katıldığı konferansa, İsrail Büyükelçisi Tamar Samash gelmedi.</p>
<h4>DİPLOMATİK SKANDAL</h4>
<p>İki ismin bir araya gelmesinin beklendiği konferansa, İsrail Büyükelçisi&#8217;nin herhangi bir bilgilendirme yapmadan gelmediği belirtilirken, konferansta İsrail devleti adına Efraim Imbar&#8217;ın 6 Haziran 2010 tarihli &#8216;Türkiye, Avrupa&#8217;ya, batıya ve İsrail&#8217;e elveda diyor&#8217; makalesi okundu.</p>
<h4>ERDOĞAN YAHUDİ DÜŞMANI</h4>
<p>Zehir zemberek ifadelerin yer aldığı makalede, Türkiye&#8217;nin ve Başbakan Erdoğan&#8217;ın Yahudi düşmanı olduğu, seçimlerde Türkiye&#8217;nin daha demokrat bir hükümet seçmesi gerektiği, Türkiye &#8211; İsrail ilişkilerinin hükümet değişikliği ile düzelebileceği belirtildi.</p>
<p>Makalede ayrıca, ABD Başkanı Obama&#8217;nın çok zayıf bir başkan olduğu, Müslümanlarla iyi geçinmek için Türkiye&#8217;ye destek verdiği savunuldu.</p>
<p>Samash&#8217;ın konferansa gelmemesine tepki gösteren Büyükelçi Selim Kuneralp, İsrail&#8217;in diplomatik nezaketin dışında davrandığını belirtirken, İsrail Büyükelçisi&#8217;nin gelmeyeceği konusunda bilgisi olması halinde kendisinin de gecede yer almayabileceğini ifade etti.</p>
<p>Kuneralp ayrıca, konferansın amacının AB &#8211; Türkiye ilişkilerini konumlandırmak olduğunu ve İsrail &#8211; Türkiye ilişkilerinin tartışılmaması gerektiğinin altını çizdi. Büyükelçi, konuşmasını da AB ile ilişkiler ve Ortadoğu&#8217;daki gelişmelere ayırdı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/haber/israil-erdogan-yahudi-dusmani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kullanılmayan solüsyonlar kör etti</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/haber/kullanilmayan-solusyonlar-kor-etti.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/haber/kullanilmayan-solusyonlar-kor-etti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 04:58:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[İzmir&#8217;de bir hastanede aynı gün aynı doktor tarafından katarakt ameliyatı yapılan 8 hasta enfeksiyon nedeniyle kör olma tehlikesiyle karşı karşıya. Aynı olay geçtiğimiz aylarda Afyonkarahisar&#8217;da yaşanmış, 7 hasta katarakt ameliyatı sonrası kör olmuştu. Ameliyattan bir gün sonra ağrı ve görmeme şikayetiyle kendilerini ameliyat eden Uzm. Dr. G.K.&#8217;ye başvuran hastalar, üç ayrı hastaneye dağıtılarak tedaviye alındı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir&#8217;de bir hastanede aynı gün aynı doktor tarafından katarakt ameliyatı yapılan 8 hasta enfeksiyon nedeniyle kör olma tehlikesiyle karşı karşıya. Aynı olay geçtiğimiz aylarda Afyonkarahisar&#8217;da yaşanmış, 7 hasta katarakt ameliyatı sonrası kör olmuştu.</p>
<p>Ameliyattan bir gün sonra ağrı ve görmeme şikayetiyle kendilerini ameliyat eden Uzm. Dr. G.K.&#8217;ye başvuran hastalar, üç ayrı hastaneye dağıtılarak tedaviye alındı.</p>
<h4>İYİ OLMAK İÇİN GELDİK KÖR OLDUK</h4>
<p>Prof. Dr. T.Er., &#8220;Hastaların kör olma tehlikesi var derken, bazı hastalar, &#8220;İyi olmak için geldik, kör olduk, dava açacağız. dedi.</p>
<p>Hastanede katarakt tanısı koyulan 8 hasta, 10 Ocak günü Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. G.K. tarafından ameliyat edildi. Peşpeşe ameliyat olan, aynı gün taburcu edilip ertesi günü kontrole çağrılan hastalar İlhami Yaşa (72), Musa Meleş (67), Hüdaverdi Gündüz (58), Şerafettin Karabük (73), Yüksel Altınçubuk (61), Cevriye Enhoş (79), Ramazan Avşar (71) ve Mehmet Hasdemir&#8217;de (70) aşırı ağrı, yanma, batma şikayetleri baş gösterdi.</p>
<p>Geceyi uykusuz, aşırı ağrı şikayetleriyle geçiren hastalar sabah hastaneye koştu. Ameliyatlarını gerçekleştiren Op. Dr. G.K.&#8217;ye başvuran hastalarda aynı şikayetlerin gelişmesi hastane enfeksiyonu şüphesini arttırdı. Tekrar ameliyat edilen hastalar çeşitli hastanelere dağıtıldı.</p>
<p>İlhami Yaşa, Musa Meleş ve Hüdaverdi Gündüz EÜ Hastanesi&#8217;ne, Şerafettin Karabük tedavi altına alındı. Başka hastaneye gönderilen iki hasta göz içi enjeksiyon yapıldıktan sonra durumlarının kritik olması nedeniyle DEÜ Hastanesi&#8217;ne sevk edildi. 4 hastanın tedavileri sürerken 8 hastanın da katarakt ameliyatı yapılan gözlerinin &#8220;görmediği bildirildi.</p>
<h4>TAMAMEN KÖR OLMA TEHLİKELERİ VAR</h4>
<p>Kendi kliniklerinde tedavi altına aldıkları üç hastanın kör olma riskinin sürdüğünü belirten Prof. Dr. T.E., hastaların durumları hakkında bilgi verdi, soruları yanıtladı. Er. şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Çok üzücü bir durum. Katarakt cerrahisi sonrasında gelişen bir enfeksiyon, mikrop kapma olayı. Bu hastalar ameliyatlarının ikinci gününde bize başvurdular, doktorları tarafından refere edildi. Üniversite hastanesi olarak bize geldiler, vakit kaybetmeden tedavilere başladık, ameliyat edildiler, göz içi enjeksiyonları yapıldı. Bu hastaların gözlerindeki bu durma yapılan tedavi sonucunda yanıt aldık. Sevindirici tarafı bu. Hastalar görme kaybıyla, ağrıyla bize başvurdular. Verilen antibiyotik tedavisiyle bu durumlarında bir nebze olsun iyileşme, gelişme aldık. Tabii bu bizim anladığımız anlamda iyileşme, gelişme. Bu şu anda hastaların görmelerine yansımış değil, durumları hala kritik dönemde. Fakat en azından bu etken olan mikroplara karşın verdiğimiz antibiyotiklerin yanıt verdiğini söyleyebiliriz. Yani yavaş da olsa bir tedavimiz var. Henüz kesin bir şey söylemek için erken olmasına rağmen tablo çok yüz güldürücü, iç açıcı değil. Hastaların kör olma tehlikesi var, bunun oluşmaması için elimizden geleni yapıyoruz. İleriki günlerde ve haftalarda da bu tedaviler devam edecektir, farklı ameliyatlar geçirebilirler, ama bu tehlike tabiiki var.</p>
<p>Hastaların enfeksiyonu nereden kapmış olabileceklerine dair bir soruya da E. şu yanıtı verdi:</p>
<p>&#8220;Şu anda tam kaynağını belirlemek zor. Tüm hastaların aynı şekilde aynı zamana denk gelmiş olması çok büyük ihtimalle ameliyat sırasında ya da ameliyat öncesinde sterilizasyon aşamalarındaki bir teknik arızadan kaynaklanmış olabileceğini düşündürüyor. Bir sterilizasyon problemi sonucu gelişen bir olay diye düşünüyorum. Aynı cerrahi aleti sterilize etmeden başka bir hastada kullanmak son derece tehlikeli ve yanlış bir yaklaşım. Her ameliyattan sonra aletler yeniden sterilize ediliyor, genel uygulama budur. Ya da tek kullanımlık malzemelerle ameliyat yapılır. Genel yaklaşım budur. Çok büyük ihtimalle sterilizasyon aşamalarındaki bir problem olabilir. Ya da kullanılan malzemeler -göz içi yıkama solüsyonları, bir takım göz içi kullanılan sıvılar bunlar hastanelere steril gelen solüsyonlardır- içiresinde üretim ya da kalite kontrol aşamasındaki eksikliklerden dolayı yeterince sterilize edilememesi, üretim sırasındaki ve bu paketler içerisinde mikrop üremesi söz konusu olabilir.</p>
<h4>AYNI DURUM DAHA ÖNCE DE YAŞANDI</h4>
<p>Prof. Dr. T.E., olayın Afyonkarahisar ortaya çıkan tabloyla benzer geliştiğini vurgularken, ucuz malzemelerin yarattığı sorunlara da dikkat çekti. E., &#8220;İhale yöntemiyle alındığı için kurumların büyük kısmında hastanelerde en ucuz olan malzemenin kullanılması teknik şartnameye uyduğu taktirde yeterli kabul edilmekte. Yani Türkiye&#8217;de onay almış olan bu tip malzemeler kullanılıyor. Ne yazıkki bunların menşei Hindistan gibi ülkeler. Bunlar spekülatif konular, bilmiyoruz ama bir malzemenin muadillerinden çok büyük fiyat farkı göstermesi, ucuz olması bu malzemeyle ilgili her türlü soru işaretini birlikte getiriyor. Bu bizim için önemli bir konu. Yani ısrarla vurgulamak gerekir ki kalitesiz malzeme kullanımı her aşamada, ameliyat sırasında ya da sonrasında erken ya da geç dönemde sorun yaratabiliyor&#8221; dedi.</p>
<p>Enfeksiyon nedeniyle gönderilen iki hastayı takip eden Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Hakan Öner de şunları söyledi:</p>
<h4>&#8221;HASTALARA DURUMLARIYLA İLGİLİ BİR ŞEY SÖYLEYEMİYORUZ&#8221;</h4>
<p>&#8220;Birini acil ameliyata aldık, biri pek ameliyata alınacak gibi değildi. Ameliyat sonrası mikrop kapma durumu var gözde. Şu an kendilerine de durumlarıyla ilgili bir şey söyleyemiyoruz. Çünkü genel olarak da gidişat belli olmaz. Kötüye de gidebilir, toparlayabilir de. Hastalar yatıyor, tedavileri sürüyor.</p>
<h4>HASTALAR HEM DERTLİ, HEM ÖFKELİ</h4>
<p>Öte yandan EÜ Hastanesi&#8217;nde tedavisi süren hastalardan İlhami Yaşa, doktorun kendilerini özel arabasıyla hastaneye getirip bıraktıktan sonra bir daha aramadığını söyledi. Yaşa, doktordan şikayetçi olup, hakkını yasal yollardan arayacağını belirterek, &#8220;Sağ gözüme katarakt ameliyatı yapıldı. Ameliyat sonrasında ağrıdan duramadım. Ameliyatın ertesi günü sabah tekrar hastanaye gittim, doktor ikinci kez ameliyat etti, diğer hastalarla birlikte, akşamüstüne kadar yattık. Sonra bizi kendisi Ege Üniversitesi&#8217;ne getirdi, bıraktı. Bir daha ne arayıp sordu. Şimdi ağrım sızım yok ama artık göz görmüyor. Kör oldum. Ben tarlada çalışıyorum. Biraz katarakt vardı, iyi olalım dedik, hepten berbat oldum. Davacı olacağımö diye konuştu.</p>
<p>Sol gözünün artık görmediğini, moralinin çok bozuk olduğunu belirten Musa Meleş de ameliyat sonrasında çok ağrı çektiğini söyledi. Meleş, &#8220;Ertesi günü kontrole gittim, tekrar ameliyat edildim. Çıktım daha berbat oldum. Görme diye bir şey yok, iki gün uyuyamadım. Şimdi üniversitedeyim, tedavi yapıyorlar. Sol gözüm görmüyor. Sağ gözümde de katarakt vardı, onu da yaptıracaktım. Ama bu gözümün durumu ne olacak, o önemli. Yasal yollara başvuracağım, bu acıları çıkaracağım. Çoluk çocuğum huzursuz, rahatsız. Tek göze mahkum oldumö diye konuştu.</p>
<h4>AFYON&#8217;DA DA YAŞANMIŞTI</h4>
<p>Geçen Ekim&#8217;de Afyonkarahisar&#8217;ın Sandıklı İlçesine bağlı iki köyde özel bir sağlık merkezine ait araçla köylüler sağlık taramasından geçirilmişti. Yapılan tarama sonunda 7 hastaya katarakt tanısı koyulmuş, tanıdan sonra yetkililer hastalara istedikleri taktirde ulaşımlarının sağlanarak kendi özel hastanelerinde ameliyatlarının yapılabileceği söylenmişti. Teklifi kabul eden 7 hasta özel araçlarla özel hastaneye getirilip ameliyat edilmiş aynı gün de evlerine geri götürülmüştü. Ancak hastalarda ameliyattan sonra ağrı, yanma, batma şikayetleri başlamış, göremediklerini belirten hastalar hastaneye başvurmuştu. Tedavilerine başlanan Afyonkarahisar, Denizli, Konya ve Isparta&#8217;da çeşitli hastanelere başvurmuş yaşanan sağlık skandalı Türkiye&#8217;nin gündemine oturmuştu.</p>
<h4>ALTINDAN SKANDAL ÇIKTI</h4>
<p>İzmir&#8217;de Dr. Suat Seren Göğüs Hatalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nde katarakt ameliyatı olan 8 hastayı ameliyat oldukları gözlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya getiren facianın altından korkunç bir ihmal çıktı. 8 hastaya kullanan göz içi solüsyonun Sağlık Bakanlığı tarafından 1 Eylül 2010 tarihinde toplatılmasına karar verilen bir ürün olduğu, buna karşın toplanmadığı ve hastalarda kullanıldığı anlaşıldı.</p>
<p>Refik saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonunda 6001 GUJ/Drug/G-1197, NDC 17238- 0975- 5 seri ve lod numaralı HUB Balanced salt solution (500 ml) solüsyona &#8220;Avrupa farmakopesi 2008&#8242;e göre partikül içermesi nedeniyle fiziksel yönden uygun değildir&#8221; raporu verildi. 31 Ağustos 2010 tarihli rapor üzerine Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü 1 Eylül 2010 tarihinde tedarikçi Tekimet Özel Sağlık Hizmetleri Turzim Gıda İnşaat Temizlik San. Tic. Lmt. şirketine yazı yazarak bu seri numaralı ürünün toplatılmasına karar verildiğini bildirdi. Ürünün hemen toplatılıp, gerekli prosedürün tamamlanmasını ve Bakanlığa bilgi verilmesini istedi.</p>
<h4>TOPLATMAYA RAĞMEN KULLANILMIŞ</h4>
<p>Bu solüsyonun toplatılma kararına rağmen kullanıldığı ortaya çıktı. Hastanedeki görevlilerin böyle bir karar alındığını, aynı seriden ürünün İzmir&#8217;de 8 hastaya kullanılıp, enfeksiyona yakalanmalarının ardından öğrendiği belirtildi. 8 hastanın enfeksiyondan kör kalma risknin ortaya çıkmasının ardından hastanede göz ameliyathanesinde yapılan araştırma sonucunda aynı seri numaralı ürünler toplandı, ameliyathane kapatıldı.</p>
<p>Bakanlığın &#8216;toplatın&#8217; talimatını yerine getirmeyen firma yetkililerinin dün olayın ortaya çıkmasının ardından, ürünleri toplamak için hastaneye geldikleri öğrenildi. Ancak ürünlere el koyulduğu için firmaya solüsyonların verilmediği belirtildi.</p>
<p>Toplatılma kararı alınan solüsyonların, partikül içermesi nedeniyle enfeksiyona yol açtığı, 8 hastanın sağlığıyla ilgili skandala bu solüsyonlar kullanılmasının neden olduğu ileri sürüldü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/haber/kullanilmayan-solusyonlar-kor-etti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni il ilçe kanun teklifleri</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/haber/yeni-il-ilce-kanun-teklifleri.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/haber/yeni-il-ilce-kanun-teklifleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 04:52:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=50</guid>
		<description><![CDATA[Yeni il önerileri, Tarsus, İskenderun, Alanya ve Elbistan.. Seçimlere kısa bir süre kala milletvekilleri ilçe ve il teklifleri için yarışa girdi. TBMM Başkanlığı’na son iki haftada teklif yağdı ve 3 büyükşehir 4 yeni il ve 16 yeni ilçe kurulması istendi. CİZRE VE YÜKSEKOVA İL OLACAK HABERLERİ YETTİ Cizre ve Yüksekova’nın il yapılacağı yönündeki haberler, il [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni il önerileri, Tarsus, İskenderun, Alanya ve Elbistan.. Seçimlere kısa bir süre kala milletvekilleri ilçe ve il teklifleri için yarışa girdi. TBMM Başkanlığı’na son iki haftada teklif yağdı ve 3 büyükşehir 4 yeni il ve 16 yeni ilçe kurulması istendi.</p>
<h4>CİZRE VE YÜKSEKOVA İL OLACAK HABERLERİ YETTİ</h4>
<p>Cizre ve Yüksekova’nın il yapılacağı yönündeki haberler, il ve ilçe olmak isteyen yöreleri de harekete geçirdi. CHP Malatya milletvekili Mevlüt Aslanoğlu: Malatya ve Şanlıurfa’nın, CHP Denizli milletvekili Ali Rıza Ertemur da Denizli’nin Büyükşehir olmasını istedi. CHP Kahramanmaraş milletvekili Durdu Özbolat, Elbistan’ın, MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Mehmet Şandır da Alanya’nın il olmasını önerdi. MHP’li Şandır ayrıca Tarsus’un da il yapılmasını ve Mersin’in Gülek, Huzurkent ve Yenice beldelerinin ilçe olmasını istedi. CHP Ardahan milletvekili Ensar Öğüt de Ardahan’da Hoçivan Hasköy adıyla bir ilçe kurulmasını önerdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/haber/yeni-il-ilce-kanun-teklifleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanuni İbrahim Paşa&#8217;yı neden öldürdü&#8230;</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/haber/kanuni-ibrahim-pasayi-neden-oldurdu.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/haber/kanuni-ibrahim-pasayi-neden-oldurdu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 04:45:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=44</guid>
		<description><![CDATA[KANUNİ&#8217;NİN İBRAHİM PAŞA&#8217;YI ÖLDÜRTME NEDENİ TÜRKLÜĞE HAKARET ETMESİDİR Hocam siz &#8220;Bu Mülkün Sultanları&#8221; kitabınızın önsözüne şöyle başlıyorsunuz; &#8220;1 Kasım 1922&#8242;de Saltanat&#8217;a, 3 Mart 1924&#8242;te Hilafet&#8217;e son veren Türkler&#8217;in, bu iki kurumu temsil eden Osmanoğulları&#8217;nın tarih sahnesine çıkışının 700. yıldönümünü anmaları bir çelişki olarak düşünülmemelidir. Çünkü Osmanlılar&#8217;ın küçük bir beylikle başlayıp büyük bir imparatorluğa kadar yükselen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>KANUNİ&#8217;NİN İBRAHİM PAŞA&#8217;YI ÖLDÜRTME NEDENİ TÜRKLÜĞE HAKARET ETMESİDİR</h4>
<p>Hocam siz &#8220;Bu Mülkün Sultanları&#8221; kitabınızın önsözüne şöyle başlıyorsunuz; &#8220;1 Kasım 1922&#8242;de Saltanat&#8217;a, 3 Mart 1924&#8242;te Hilafet&#8217;e son veren Türkler&#8217;in, bu iki kurumu temsil eden Osmanoğulları&#8217;nın tarih sahnesine çıkışının 700. yıldönümünü anmaları bir çelişki olarak düşünülmemelidir. Çünkü Osmanlılar&#8217;ın küçük bir beylikle başlayıp büyük bir imparatorluğa kadar yükselen egemenlikleri boyunca dayandıkları ana toplum Anadolu Türkleri&#8217;ydi. Sınırları pek çok ulusu ve ülkeyi kapsasa da devlet yapısı temelde Türk töresine bağlıydı; resmi yazışma dili de Türkçe&#8217;ydi. Türkler ya da Türklük, Osmanlılığın öylesine güvencesiydi ki Rumeli&#8217;nden Avrupa içlerine doğru fetihler genişledikçe, yeni topraklara Orta ve Batı Anadolu&#8217;dan yörükler, Türkmenler göç ettirilip kök oluşturuluyordu. Osmanlı Devleti, bir cihan imparatorluğu olmakla birlikte dünya onu &#8216;Türk&#8217; olarak tanıyor; hükümdarlarına da &#8216;Büyük Türk&#8217;, &#8216;Büyük Efendi&#8217; diyordu&#8230;&#8221; Osmanlı İmparatorluğu içinde Türklük vurgusu bu kadar büyük müydü?</p>
<p>Kanuni&#8217;nin 13 yıl sadrazamlık yapan İbrahim Paşa&#8217;yı öldürtme nedeni Türklüğe hakaret etmiş olmasıdır. Tarihçi Gelibolulu Mustafa Âli (1541-1600) yazıyor.</p>
<h4>BRE TÜRK DEYİNCE BOĞDURMUŞ!</h4>
<h4><em>Ben Sadrazam İbrahim Paşa&#8217;nın öldürülmesinde daha çok, padişah üzerindeki nüfuzu bakımından kendisine rakip olarak gördüğü için Hürrem Sultan&#8217;ın etkisi olduğunu biliyordum&#8230;</em></h4>
<p>Gelibolulu Âli&#8217;nin tarihi vardır. Künhül Ahbar diye&#8230; Bu kitapta da geçer. Kanuni ve İbrahim Paşa çocukluk arkadaşı, sık sık satranç oynuyorlar, muhabbet ediyorlar, şakalaşıyorlar, aralarında her türlü latifeler oluyor. Bazen böyle satranç falan oynarken İbrahim Paşa Kanuni&#8217;ye yaptığı bir gaftan veya yanlış bir hamleden dolayı &#8220;Bre Türk!&#8221; dermiş&#8230; Biraz küçümser gibi, &#8220;Beceremedin, yapamadın, aklın ermedi&#8221; anlamında&#8230; Bir iki sefer uyarmış Kanuni; &#8220;İbrahim benim atalarım Türkistan&#8217;dan gelme. Ben Türküm, bir daha bunu bana deme&#8221; diye&#8230; İbrahim Paşa aynı zamanda Kanuni&#8217;nin eniştesi. Bir Ramazan gecesi yine İbrahim Paşa saraya gelmiş. Beraber iftar etmişler.</p>
<h4><em>Ama Müslüman değil sonradan oluyor. Aslında Pargalı bir Rum değil mi?</em></h4>
<p>Evet. Sonradan Müslüman olmuş. Gelibolulu Mustafa Âli diyor ki, &#8220;O gece de beraber iftar etmişler. Yine İbrahim Paşa, &#8220;Bre Türk!&#8221; deyince, çok içerlemiş Kanuni, ama bir şey dememiş, bir daha üstelememiş, &#8220;Bunu bana deme&#8221; diye&#8230; İbrahim Paşa kendisine ayrılan odaya girmiş yatmış. Arkasından da cellâtlar girmiş. Ertesi sabah boğulmuş cesedi Sarayburnu&#8217;nda bulunmuş.&#8221; Yani Türklüğüne laf söylediği için çok sevdiği çocukluk arkadaşını, eniştesini, çok güvendiği insanı idama göndermiş Kanuni.</p>
<h4><em>Böyle başka bir örnek daha var mı?</em></h4>
<p>Tabii&#8230; Abdülhamit Beylerbeyi Sarayı&#8217;nda sürgünken, pencereden bahçeyi seyrediyor. Bahçede çalışan bahçıvanların çoğu da Arnavut. Onlardan biri diğerine ,&#8221;Ulan Türk yaptığın işe bak!&#8221; deyip hakaret edince Abdülhamit bahçıvanı azarlıyor. &#8220;Ben de Türküm, dikkat et konuşmalarına&#8221; diyor. Dolayısıyla 16. yüzyıldaki bir padişah da 20. yüzyıldaki bir padişah da Türklüklerini biliyorlar. Bunu dememize bile lüzum yok, Osmanlı&#8217;nın resmi lisanı Türkçe zaten.</p>
<h4><em>Ama o zamanlar asıl kimlik Müslümanlık, Türklük değil!</em></h4>
<p>Müslümanlık dini inanç, Türklük kan&#8230; Osmanlıların devlet düzeni Memalik-i Şahane-i Osmaniye&#8230; Memalik, memleketler, topraklar demek&#8230; Devlet adı Devlet-i Aliyye&#8230; Yani büyük, yüce devlet&#8230; Millet olarak adları da Millet-i İslamiye. Millet-i İslamiye denince de Türkler, Araplar, Arnavutlar, Müslüman olmuş kim varsa, çoğunluk onlardan çünkü. Azınlıklar da Rumlar, Ermeniler, Yahudiler falan&#8230; Bir de dediğim gibi Memalik-i Şahane-i Osmaniye deniyor, bu da Osmanlı memleketleri oluyor. Bütün Balkanlar, Mısır, Ortadoğu, Arabistan, Anadolu hepsi içine giriyor. Ayrıca Devlet-i Aliyye deniyor, bu da büyük, yüce devlet anlamına geliyor. Devlet, topluluk, ülke bu şekilde tarif edilmiş oluyor. Ama hepsi Türkçe konuşuyor.</p>
<h4><em>Oysa bugün sanki Türklük vurgusu Atatürk&#8217;le birlikte başladı gibi kabul görüyor&#8230;</em></h4>
<p>Ulusal kimlik meselesi 18. yüzyıl sonunda Fransız İhtilali ile başlamış bir şey. Yani kendi ulusal kimliğini başka ulusal kimliklere karşı savunma, üstün görme duygusunun ortaya çıkışı&#8230; Ve bunun bir sisteme bir siyasal ideolojik yaklaşıma dönüşmesi&#8230; Ondan önce kimse böyle bir şey demiyor, böyle bir şey peşinde olan da yok. Daha çok din ve dil tanımlayıcı olan. Bizim Anadolu&#8217;nun da, sarayın dili de her zaman Türkçe, din de Müslüman. Bitti! Müslümanlık ve Türklük bütün çağlar boyunca koşut olarak ilerlemiş.</p>
<p><!--newsContent Close--> <!-- Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280 --> <script type="text/javascript">// <![CDATA[
GA_googleFillSlot("Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280");
// ]]&gt;</script><script src="http://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?correlator=1295412185100&amp;output=json_html&amp;callback=GA_googleSetAdContentsBySlotForSync&amp;impl=s&amp;client=ca-pub-2397432796142577&amp;slotname=Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280&amp;page_slots=Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280&amp;cookie=ID%3D48067c8a5aad0c08%3AT%3D1295408262%3AS%3DALNI_MZpLp4NCB3SQd6Z6lz-jsbIAdXvdQ&amp;ga_vid=1885738206.1295412185&amp;ga_sid=1295412185&amp;ga_hid=296620399&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.ensonhaber.com%2Fkanuni-ibrahim-pasayi-neden-oldurdu-2011-01-18.html&amp;ref=http%3A%2F%2Fwww.ensonhaber.com%2Fkategori%2Fgundem&amp;lmt=1295412184&amp;dt=1295412185135&amp;cc=100&amp;biw=1263&amp;bih=604&amp;ifi=1&amp;adk=1572528450&amp;u_tz=60&amp;u_his=2&amp;u_java=true&amp;u_h=800&amp;u_w=1280&amp;u_ah=766&amp;u_aw=1280&amp;u_cd=32&amp;u_nplug=16&amp;u_nmime=66&amp;flash=10.0.45"></script></p>
<div id="google_ads_div_Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280"><ins><ins></ins></ins></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/haber/kanuni-ibrahim-pasayi-neden-oldurdu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 milyon liralık ilaç çalındı</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/haber/1-milyon-liralik-ilac-calindi.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/haber/1-milyon-liralik-ilac-calindi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 04:39:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[TÜ Başhekimi Prof. Dr. Yahya Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, 13 Ocakta Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi&#8217;nin eczanesinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili kurulan 2 ayrı komisyonunun çalışmasını tamamladığını belirterek, &#8220;Oluşturulan muayene komisyonunun yaptıkları karşılaştırılmalı sayımları sonucunda 14 çeşit, bin 129 adet ilacın eksik olduğu tespit edilmiştir. Kurumumuzun alış fiyatının toplam değerinin 1 milyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TÜ Başhekimi Prof. Dr. Yahya Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, 13 Ocakta Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi&#8217;nin eczanesinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili kurulan 2 ayrı komisyonunun çalışmasını tamamladığını belirterek, &#8220;Oluşturulan muayene komisyonunun yaptıkları karşılaştırılmalı sayımları sonucunda 14 çeşit, bin 129 adet ilacın eksik olduğu tespit edilmiştir. Kurumumuzun alış fiyatının toplam değerinin 1 milyon 8 bin lira olduğu hesaplanmıştır&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Hastanenin eczanesinden çok miktarda kanser ve romatizma ilaçları çalınmış, polis tarafından hastanenin güvenlik kameraları incelenmiş ve hırsızlığı 3 kişinin gerçekleştirdikleri belirlenmişti</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/haber/1-milyon-liralik-ilac-calindi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İmam Hatip&#8217;lilere polis olma yolu açılıyor</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/haber/imam-hatiplilere-polis-olma-yolu-aciliyor.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/haber/imam-hatiplilere-polis-olma-yolu-aciliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 04:35:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[ÖSYM&#8217;nin yapısını düzenleyen 13 maddelik tasarı 28 Aralık&#8217;ta Meclis&#8217;e sunuldu. Ve o tasarı Meclis&#8217;e sunulduktan 20 gün sonra AK Parti Grup Başkan Vekillerinin imzası ile yine ÖSYM&#8217;nin yapısını düzenleyen bir yasa teklifi daha verildi. Gündemde bekleyen tasarıya rağmen verilen teklif dikkat çekti.. Yasa teklifi tasarı ile benzer düzenlemeler içeriyor. Ancak aralarında birkaç kritik fark var.Tasarıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ÖSYM&#8217;nin yapısını düzenleyen 13 maddelik tasarı 28 Aralık&#8217;ta Meclis&#8217;e sunuldu. Ve o tasarı Meclis&#8217;e sunulduktan 20 gün sonra AK Parti Grup Başkan Vekillerinin imzası ile yine ÖSYM&#8217;nin yapısını düzenleyen bir yasa teklifi daha verildi.</p>
<p>Gündemde bekleyen tasarıya rağmen verilen teklif dikkat çekti..</p>
<p>Yasa teklifi tasarı ile benzer düzenlemeler içeriyor. Ancak aralarında birkaç kritik fark var.Tasarıya göre; ÖSYM Başkanı YÖK&#8217;ün önereceği üç aday arasından müşterek kararname ile atanacaktı. Yani ilgili bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı&#8217;nın imzası ile. Ancak teklif daha farklı&#8230;</p>
<h4>KÖŞKE GİRECEK İSMİ KABİNE BELİRLEYECEK</h4>
<p>AK Parti Grup Başkan Vekillerinin teklifinde; ÖSYM Başkanı&#8217;nın YÖK&#8217;ün göstereceği üç aday arasından Bakanlar Kurulu&#8217;nun önerisiyle Cumhurbaşkanı tarafından atanması öngörülüyor. Yani YÖK&#8217;ten sonra kabine tarafından belirlenecek isimler Köşk&#8217;e gidecek.</p>
<h4>İMAM HATİP LİSESİ MEZUNLARINA YENİ DÜZENLEME</h4>
<p>Ve tasarıda olmayan ama teklifte yer alan bir başka dikkat çekici düzenleme&#8230;</p>
<p>Tasarıda yok ama verilen teklif ile İmam Hatip lisesi mezunlarına polis olma yolu açılıyor.</p>
<p>Polis Meslek Yüksekokullarında okuma hakkı, ÖSYM tarafından düzenlenen üniversiteye giriş sınavlarında başarılı olan tüm lise ve dengi okul mezunlarına veriliyor.</p>
<p>Oysa mevcut düzenlemeye göre polis akademisine bağlı polis meslek yüksekokullarına sadece genel lise, kız -erkek teknik liseleri ile ticaret turizm meslek liseleri mezunları gidebiliyordu.</p>
<h4>POLİS MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA OKUYABİLECEKLER</h4>
<p>Yani teklif kabul edilirse artık İmam Hatip lisesinden mezun olanlar da polis meslek yüksekokullarında okuyabilecek.</p>
<p>Teklif de tasarı da artık Meclis&#8217;te. Her ikisinde de başka adayın yerine sınava girene, kopya çekilmesini sağlayana 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilmesi, sınavda kopya çektiği tespit edilen adayın iki yıl süreyle yapılan hiçbir sınava başvuramaması düzenlemeleri yer alıyor.</p>
<p>Ama teklifte farklı olarak kopyayı ihbar eden öğrenciye pişmanlık indirimi gelmesi öngörülüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/haber/imam-hatiplilere-polis-olma-yolu-aciliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aksaray&#8217;da tüyler ürperten vahşet</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/haber/aksarayda-tuyler-urperten-vahset.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/haber/aksarayda-tuyler-urperten-vahset.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 04:13:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Aksaray&#8217;ın Güzelyurt İlçesi&#8217;ne bağlı Ihlara Beldesi&#8217;nde baba İsmail Belikli (41) ile kızı Alime (16), evlerinde tüfekle vurulduktan sonra dipçikle başları ezilerek öldürülmüş olarak bulundu. Belikli ailesinin evde bulunamayan küçük kızları Çiğdem Belikli (11) ise Ihlara Vadisi&#8217;ndeki 100 metrelik uçurumdan aşağı atılmış şekilde bulundu. CESETLERİ ANNE BULDU Aksaray&#8217;ın Güzelyurt İlçesi&#8217;nde bağlı Ihlara Beldesi&#8217;nde Neziha Belikli (46) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray&#8217;ın Güzelyurt İlçesi&#8217;ne bağlı Ihlara Beldesi&#8217;nde baba İsmail Belikli (41) ile kızı Alime (16), evlerinde tüfekle vurulduktan sonra dipçikle başları ezilerek öldürülmüş olarak bulundu. Belikli ailesinin evde bulunamayan küçük kızları Çiğdem Belikli (11) ise Ihlara Vadisi&#8217;ndeki 100 metrelik uçurumdan aşağı atılmış şekilde bulundu.</p>
<h4>CESETLERİ ANNE BULDU</h4>
<p>Aksaray&#8217;ın Güzelyurt İlçesi&#8217;nde bağlı Ihlara Beldesi&#8217;nde Neziha Belikli (46) ve kızı İmren Belikli (15) bir yakınlarının düğününe katıldıktan sonra, saat 22.30 sıralarında evlerine geldi. Kapıyı açık bulduklerı evlerine giren anne ile kızı, İsmail Bellikli ile Alime Bellikli&#8217;nin cesedi ile karşılaştı. Anne kızın çığlıklarını duyarak eve giren komşuların haber vermesiyle olay yerine gelen jandarma ekipleri, yaptıkları incelemede baba ve kızın av tüfeğiyle vurulduktan sonra başlarının dipçikle ezilerek öldürüldüğünü tespit etti. Küçük kızlarının evde olmadığını gören anne Neziha Belikli, belde sakinleri ve jandarma ekipleriyle birlikte Çiğdem Bellikli&#8217;yi (11) aramaya başladı. Bir süre sonra küçük kızın cesedi Ihlara Vadisi&#8217;nde 100 metre yükseklikteki uçurumdan aşağı atılmış halde bulundu. Jandarma ekipleri olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor.</p>
<p><!--newsContent Close--> <!-- Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280 --> <script type="text/javascript">// <![CDATA[
GA_googleFillSlot("Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280");
// ]]&gt;</script><script src="http://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?correlator=1295410355675&amp;output=json_html&amp;callback=GA_googleSetAdContentsBySlotForSync&amp;impl=s&amp;client=ca-pub-2397432796142577&amp;slotname=Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280&amp;page_slots=Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280&amp;cookie=ID%3D48067c8a5aad0c08%3AT%3D1295408262%3AS%3DALNI_MZpLp4NCB3SQd6Z6lz-jsbIAdXvdQ&amp;ga_vid=1794874236.1295410356&amp;ga_sid=1295410356&amp;ga_hid=1330797717&amp;url=http%3A%2F%2Fwww.ensonhaber.com%2Faksarayda-tuyler-urperten-vahset-2011-01-19.html&amp;ref=http%3A%2F%2Fwww.ensonhaber.com%2F&amp;lmt=1295410354&amp;dt=1295410355695&amp;cc=100&amp;biw=1263&amp;bih=604&amp;ifi=1&amp;adk=1572528450&amp;u_tz=60&amp;u_his=1&amp;u_java=true&amp;u_h=800&amp;u_w=1280&amp;u_ah=766&amp;u_aw=1280&amp;u_cd=32&amp;u_nplug=16&amp;u_nmime=66&amp;flash=10.0.45"></script></p>
<div id="google_ads_div_Ensonhaber_hqberdetay_enalt_336x280"><ins><ins></ins></ins></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/haber/aksarayda-tuyler-urperten-vahset.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ceyda Karan&#8217;ın Tunus yazdığı Yasemin Devrim makalesi</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/haber/ceyda-karanin-tunus-yazdigi-yasemin-devrim-makalesi.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/haber/ceyda-karanin-tunus-yazdigi-yasemin-devrim-makalesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 04:05:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[araplar tunustan korkuyor]]></category>
		<category><![CDATA[arapların tunus korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[ceyda karan]]></category>
		<category><![CDATA[ceyda karan tunus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[üm dünyanın gözü Kuzey Afrika&#8217;nın 10 milyon nüfuslu ülkesi Tunus&#8217;ta.. Devrik lider Zeyneddin Abidin Bin Ali&#8217;nin ülkeyi terk etmesi de halkı durdurmadı. İşporta tezgahına el konulan işportacının kendisini yakmasıyla başlayan olaylar gerçekten bir &#8216;Yasemin Devrim&#8217; mi? Habertürk Gazetesi dışpolitika yazarı Ceyda Karan yazdı:  Tunus&#8217;ta &#8221;yasemin kokulu&#8221; reform süreci mi? Tunus&#8217;un kendisine &#8216;Emir el Mümin&#8217; diyen diktatörü Zeyneddin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="../wp-content/uploads/2011/01/arap_dunyasinda_tunus_korkusu.jpg"><img title="arap_dunyasinda_tunus_korkusu" src="../wp-content/uploads/2011/01/arap_dunyasinda_tunus_korkusu.jpg" alt="" width="250" height="188" /></a></p>
<p>üm dünyanın gözü Kuzey Afrika&#8217;nın 10 milyon nüfuslu ülkesi Tunus&#8217;ta.. Devrik lider Zeyneddin Abidin Bin Ali&#8217;nin ülkeyi terk etmesi de halkı durdurmadı. İşporta tezgahına el konulan işportacının kendisini yakmasıyla başlayan olaylar gerçekten bir &#8216;Yasemin Devrim&#8217; mi?</p>
<h4>Habertürk Gazetesi dışpolitika yazarı Ceyda Karan yazdı:  Tunus&#8217;ta &#8221;yasemin kokulu&#8221; reform süreci mi?</h4>
<p>Tunus&#8217;un kendisine &#8216;Emir el Mümin&#8217; diyen diktatörü Zeyneddin Abidin Bin Ali ile ülke ekonomisini birlikte gasp ettiği zevcesi Leyla Tarabelsi için en trajikomik olanı, herhalde kendilerine sığınacak kovuk olarak Suudi Arabistan&#8217;ı bulabilmeleri olsa gerek!</p>
<p>Ne de olsa 1956&#8242;da Fransa&#8217;dan bağımsızlığını kazandığından beri Mağrib coğrafyasında dinin her türlü pratiğinin toplumsal hayatta sıfırlanmaya çalışıldığı, laikliğin en despotik biçimde uygulandığı ülke Tunus.</p>
<p>Önce 30 yıl boyunca iktidarda kalmış Habib Burgiba, 1987&#8242;de ise 87 yaşında iki ayağı çukurdayken, onu meşhur &#8216;ekmek isyanının&#8217; ardından kansız bir darbeyle ıskartaya çıkarmış Bin Ali, böylesi bir rejimin sıkı bekçileriydiler.</p>
<p>Hani sesleri sonuna kadar kısılmış halkların sandıktan mütemadiyen yüzde 90&#8242;lara varan oranlarda oyla çıkartıverdikleri cinsten!</p>
<h4>NEPOTİZM VE KLEPTOKRASİ&#8230;</h4>
<p>Fakat Tunus&#8217;ta henüz nereye evrileceği pek meçhul olan halk isyanının ana karakterinin ideolojik ve İslami olduğunu düşünmemeli. En başta ülkedeki dini baskıların boyutları düşünülürse, dünyanın en liberal ve ılımlı İslami hareketlerine sahip bir diyar. &#8216;Twitter, facebook, wikileaks devrimi&#8217; diye ortalığı bulandırmanın da alemi yok. Bu isyanın arkasında, başta halkın büyük kesimlerinin işsizlik, gıda fiyatlarının alıp başını alması gibi ciddi ekonomik sıkıntılar, kişisel hürriyetlere yönelik nefes aldırmayan kısıtlamalar, siyasi baskılar ve akıllara zarar yolsuzluk ve talan düzeni yatıyor. &#8216;Devrilen&#8217; bir şey varsa o da, 1990&#8242;ların sonuna kadar Batı Avrupa&#8217;dan beslenen hızlı zenginleşmenin semirttiği nepotist ve kleptokratik rejim.</p>
<p>Nitekim ayaklanmanın kıvılcımını Sidi Bouzid kentinde 17 Aralık&#8217;ta bir üniversite mezunu olup da işportacılık yapmak zorunda kalan Muhammed Bouzazi&#8217;nin tezgahının dağıtılmasına isyan ederek kendini yakmasının çakması boşuna değil. Sonrası yakından izlediğimiz protesto gösterilerinin acımasızca bastırılmaya çalışmasıyla geldi. Ve siyasi baskılar, ekonomik güçlükler ve yolsuz yönetici eliti altında ezilen insanların öfkesinin pek olabileceği ortaya serildi.</p>
<h4>BATI&#8217;NIN TURİZM CENNETİ OLMAK&#8230;</h4>
<p>Batı, özellikle de Bin Ali&#8217;nin Avrupalı ortaklarının &#8216;yolsuzluktan gayrı ekonomisi tıkırında&#8217; gördüğü 10 milyon nüfuslu Tunus, 1990&#8242;larda yüzde 5&#8242;lik büyüme yakalamış, Kuzey Afrika&#8217;ya emsal gösterilip duruldu. Oysa IMF destekli özelleştirmeler eşliğinde semiren Bin Ali ve Tarabelsi ailesinin talanı altında kan ağlayan orta sınıfa dönüp bakan olmadı. E tabi, İslam&#8217;dan &#8216;temizlenmiş&#8217;, kumuyla, deniziyle, güneşiyle, çölüyle sefasını sürülecek böylesine huzurlu bir diyar bulmak kolay değil. Bugün resmi rakamlara göre işsizlik yüzde 14 oranında. Hakikatte özellikle genç ve eğitimli kesimlerde bunun iki katıyken, ülkenin yoksul güneyinde yüzde 52&#8242;leri bulduğu söyleniyor. Ana iş sahası turizm, tekstil, Avrupa pazarına yönelik ucuz ürünler, madencilik ve ucuz işgücü deposu olan tarım sektörü. Lakin eğitimli ama işsiz nüfusun IMF/Dünya Bankası&#8217;nın özelleştirme politikalarıyla iyiden iyiye ezildiği, çalışıp da para kazananların bile zar zor geçindiği, sendikal hakların ayaklar altına alındığı, buna isyan edenin ağır cezalar ve işkencelere maruz bırakıldığı, nüfusun yüzde 10&#8242;luk kesiminin ulusal gelirin yüzde 32 oranında pay alabildiği bir diyardan söz ediyoruz. Bin Ali ve Tarabelsi ailesinin ise bankalar, havayolları, otomotiv ve inşaat sektörü, eğitim, internet sağlayıcıları, radyo ve televizyon istasyonları, hatta küçük esnaflığa uzanan ekonominin her cephesinden yüzde 50&#8242;sini elinde topladığını bir düşünün&#8230; Sonra first lady&#8217;nizin devlet hesabından Boeing 737 jetleriyle Avrupa&#8217;nın moda başkentlerine konup konup durması asabınızı zıplatmaz mı? Üstelik medyaya baskılarda, internet sansüründe dünya rekorları kırıldığından, bütün bunları haykırmak da yasak olsun. İsyanın baş sloganının &#8216;Yeter&#8217; olması yeterince anlamlı değil mi?</p>
<h4>ASIL SORUN BİN ALİ&#8217;NİN ANAYASAL SİSTEMİ</h4>
<p>Lakin olup bitenlere ülkenin milli çiçeğinden hareketle &#8216;Yasemin Devrim&#8217; demek için henüz çok erken. Bin Ali gibi bir diktatörün devrilmesi başlı başına mühim bir olay. Ancak rejimin henüz pes ettiği söylenemez. Bin Ali&#8217;nin 1980&#8242;lerde Fransız modelini baz alarak oluşturduğu özel güvenlik polisi Kamu Düzeni Tugayı&#8217;nın çıkardığı belaları bir kenara koyun. Yasal muhalefet zayıf ve birlikte hareket edemez halde görünüyor. Ve asıl mesele, Bin Ali&#8217;nin rejiminin kollayıcısı olan yönetici siyaset eliti ile, bizzat kendi elinden çıkma anayasal sistemin yerli yerinde durmasında düğümleniyor. Meclisin alt kanadının sadece yüzde 25&#8242;inin muhalefet partilerine ayrıldığı, tüm atamaların başkandan ve başkanın oluşturduğu bürokrasiden geçtiği bir sistem bu.</p>
<h4>AYNI SİYASİ ELİTLE DEVAM MI?</h4>
<p>Nitekim daha bir hafta geçmeden eski rejimin adamları iktidarı kontrollerine alma işaretleri verdi. Anayasal Konsey, Burgiba&#8217;dan Bin Ali&#8217;e, Tunus rejiminin temel direklerinden olan Meclis Başkanı Fuat Mebazı&#8217;yı geçici olarak başkanlığa atadı. Mebaza, Bin Ali&#8217;nin Burgiba&#8217;dan yadigar Sosyalist Destur olan ve ismini Anayasal Demokratik Birlik olarak değiştirdiği partisinin üyesi. Bir nebze &#8216;ılımlı&#8217; görünse de Bin Ali&#8217;ye &#8216;dur&#8217; diyebilme cesareti sergileyememiş bir isim. Nitekim o da 1999&#8242;dan bu yana Bin Ali&#8217;nin başbakanlığını Muhammed Gannuşi&#8217;yi hükümeti kurmakla görevlendiriverdi. Gannuşi&#8217;nin seçtiği kabine ortada: İçişleri, dışişleri, savunma ve maliye bakanları aynen devam! Ülkeyi yine Bin Ali&#8217;nin mimarı olduğu anayasa uyarınca 60 gün içinde seçime götürecek geçici kabineye muhalefet partilerinden üç bakan katkısıyla &#8216;dosyayı&#8217; kapatmış görünüyorlar.</p>
<p>Peki bu kadarı Tunus kentlerinde isyan bayrağı açmış ahaliye kafi gelecek mi? Geçici hükümetin açıklandığı pazartesi günü &#8216;Diktatörlüğün partisi defol&#8217; haykırışları arasında düzenlenen gösteri bir işaret olabilir. Fakat diğer yandan rejimin sürgünden dönmek arzusundaki sol ve İslami liderlere verilecek tavizler eşliğinde yönelinecek bir reform süreci, &#8216;Yasemin kokularının&#8217; Tunus&#8217;a yavaş yavaş yayılmasına yol açabilir mi?</p>
<h4>SOL İLE İSLAMİ MUHALEFET UZLAŞIRSA&#8230;</h4>
<p>Tunus kökenli Britanyalı tarihçi Leyla Ordani&#8217;ye göre, soldaki ilerici ve sürgündeki ılımlı İslamcı güçlerin ittifakı, seçimlerin adil ve şeffaf düzenlenebilmesi halinde &#8216;olumlu sonuçlar doğurabilir&#8217;. Ordani, bir vakitler birbirlerine husumet besleyen sürgündeki sol ve İslami muhalif gruplar arasında son dönemde uzlaşma zemini bulunduğunu belirtirken; İslamcıların solcu liderlerin 2005&#8242;te Tunus&#8217;daki BM Dünya Zirvesi sırasındaki açlık grevini desteklemesini ve Tunus Komünist Partisi lideri Hamma Hammami&#8217;nin bir açık mektup yayımlayarak İslami hareketi demokrasi mücadelesinde siyasi ortak kabul ettiklerini duyurmasını örnek gösteriyor. Yani işler tersine dönmezse Tunus&#8217;taki süreç için &#8216;Yaseminli reform süreci&#8217; ismini kullanmak belki de daha manalı&#8230;</p>
<h4>BATI AVRUPA İÇİN BİRKAÇ KELAM&#8230;</h4>
<p>Tunus halkını diktatörlük rejimi altında ezerken, kendileri için istikrarlı, popüler bir turistik merkeze çevirmiş Bin Ali&#8217;den şikayetleri bulunmayan Batılı Avrupalılara gelince&#8230; En başta geçen hafta pılısını pırtısını toplayıp Paris&#8217;in yolunu tuttuğunda, uçağı havadayken Bin Ali&#8217;ye geçit vermeyen eski sömürge gücü Fransa&#8217;nın Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy&#8217;yi anmalı. O Sarkozy ki, daha 2008&#8242;deki Tunus ziyaretinde Bin Ali&#8217;yi Kuzey Afrika&#8217;daki radikal İslamcılara karşı &#8216;kalkan&#8217; olarak nitelendirmiş, insan hakları ihlallerini görmezden gelivermişti. Şimdi AB, Tunus&#8217;un &#8216;demokrasiye evrilmesine ve ekonomik ihtiyaçların karşılanmasına yardıma hazır olduğunu&#8217; duyuruyor. Mağrib&#8217;e kendi hedonizmlerinin ve Kaide takıntılarının ötesinde bakabilmekten uzak Batılıların bu önerisine Tunus ahalisi ne der, orası meçhul. ABD içinse &#8216;Mağrib&#8217;deki Kaide&#8217; sunumunun ötesinde pek de dönüp bakmadığı bu küçük ülke, &#8216;ılımlı İslam&#8217; temalı Afrika projesi açısından esin kaynağı olacak gibi görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/haber/ceyda-karanin-tunus-yazdigi-yasemin-devrim-makalesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pakistan&#8217;da 7,4 şiddetinde deprem oldu</title>
		<link>http://www.islami-sohbet.com/haber/pakistanda-74-siddetinde-deprem-oldu.html</link>
		<comments>http://www.islami-sohbet.com/haber/pakistanda-74-siddetinde-deprem-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 03:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.islami-sohbet.com/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[Pakistan&#8217;ın güneybatısında 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. DAHA ONCE TSUNAMİYE KARSI ÖNLEM ÇAĞRISI YAPILMISTI ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, yerin 10 kilometre derininde meydana gelen depremin, Belucistan vilayetindeki Dalbandin kentinin 55 kilometre batısını vurduğunu duyurdu. Merkezden yapılan ilk açıklamada, depremin büyüklüğü 7,3 olarak bildirilmişti. Pasifik Tsunami Merkezinin, Hint okyanusunda tsunami uyarısında bulunmadığı kaydedildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.islami-sohbet.com/wp-content/uploads/2011/01/deprem_22.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-6" title="deprem_22" src="http://www.islami-sohbet.com/wp-content/uploads/2011/01/deprem_22.jpg" alt="" width="250" height="188" /></a></p>
<p>Pakistan&#8217;ın güneybatısında 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.</p>
<h4>DAHA ONCE TSUNAMİYE KARSI ÖNLEM ÇAĞRISI YAPILMISTI</h4>
<p>ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, yerin 10 kilometre derininde meydana gelen depremin, Belucistan vilayetindeki Dalbandin kentinin 55 kilometre batısını vurduğunu duyurdu.</p>
<p>Merkezden yapılan ilk açıklamada, depremin büyüklüğü 7,3 olarak bildirilmişti.</p>
<p>Pasifik Tsunami Merkezinin, Hint okyanusunda tsunami uyarısında bulunmadığı kaydedildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.islami-sohbet.com/haber/pakistanda-74-siddetinde-deprem-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

